Sulamanın Önemi Toprak- Bitki- Su İlişkisi

Sulamanın Önemi Toprak- Bitki- Su İlişkisi

Mesajgönderen Bennur » Pzt Tem 18, 2011 18:53

BİTKİLER İÇİN SUYUN ÖNEMİ
Bitkilerde su, hem miktar olarak hem de kalite açısından oldukça önemlidir. Odunsu olmayan bitkilerin % 90’ından fazlası sudan oluşmaktadır. Bitki için gerekli olan birçok besin maddesi toprak suyunda erimiş halde bulunur. Bitki, toprakta bulunan su ve suda erimiş olan besin maddelerini kökleri yardımıyla alarak büyüme faaliyetlerinde kullanır. Bu nedenle su, besin maddelerinin bitkinin diğer organlarına taşınmasında iletim mekanizması olarak görev yapar.

Bitkiler kendi besinlerini yapabilmek için fotosentez adı verilen kimyasal olayı gerçekleştirir. Fotosentez için gerekli olan maddeler güneş ışığı, karbondioksit ve sudur. Su olmadan bitkiler besin maddesi hazırlayamazlar. Yani fotosentez gerçekleşemez. Besin maddesi olmadan da bitkiler büyüyüp gelişemezler. Bu nedenle su bitkiler için hayati önem taşımaktadır.

Bitkiler köklerinden aldıkları suyu, gövde boyunca taşıyarak yapraklarında bulunan ve stoma adı verilen deliklerden havaya bırakırlar. Buna terleme denir. Terleme, bitkilerin serinleyerek fazla sıcaktan zarar görmesini önler.

Su, bitki hücrelerini doldurarak turgor olarak da bilinen hücrelerin şişkin durmasını sağlar. Bu hem bitkinin dik durmasını temin eder, hem de hücrelerin çoğalmasını sağlayarak büyümeyi hızlandırır.

Görüldüğü gibi su bitkiler için vazgeçilmez unsurlardan birisidir. Su, bitki içerisinde sayılamayan daha pek çok görevi yerine getirir. Bütün bunlar bitkiler için sulamanın ne kadar hayati değerde olduğunu göstermektedir.
SULAMA NEDİR
Bütün bitkilerin büyüyüp gelişebilmesi için suya ihtiyaçları vardır. Bitkiler bu ihtiyaçlarını genellikle doğal yağışlardan karşılar. Ancak her zaman yağışlar zamanında ve yeterli miktarda olmayabilir. Bu durumda bitkideki su açığının mutlaka karşılanması gerekir.
Image1.jpg
İşte bitkilerin normal gelişmesi için gerekli olan, ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun, bitkinin istediği zamanda ve istediği miktarda, çevreye zarar vermeden, uygun yöntemlerle toprağa verilmesine sulama denir. Su toprağa hangi şekilde verilirse verilsin temel amaç suyu, en verimli ve ekonomik şekilde çevreye de zarar vermeden uygulamak, toprak ve su kaynaklarını korumaktır.
SULAMANIN AMAÇLARI VE YARARLARI
Sulamanın esas olarak iki amacı vardır;
 Bitkinin büyümesi için toprakta gerekli olan nemi ve besin maddelerini sağlamak
 Topraktaki tuzu yıkamak veya çözelti haline getirmek
Bu amaçların gerçekleştirilmesi ile beraber sulamayla elde edilen bir çok yarar vardır.
Sulamayla elde edilen yararlar şu şekilde sıralanabilir;
 Sulama ile devamlı ve kararlı bitkisel üretim yapılır, verim artar.
 Sulama kuraklığa karşı ürünün sigortasıdır.
 Bir yılda birden fazla ürün elde edilebilir.
 Toprakta biriken tuzların yıkanması sağlanır.
 Toprak ve bitki etrafındaki hava serinletilerek, bitki gelişimi için uygun ortam oluşturulur.
 Toprakta oluşan taban taşı yumuşatılır.
 Bazı sulama yöntemlerinde gübre ve ilaçlar sulama suyu ile birlikte verilebilir.
 Yine bazı sulama yöntemleri ile dondan korunma sağlanabilir.
Image2.jpg
ÜLKEMİZDE SULAMA
Türkiye’de toplam 28 Milyon hektar tarım yapılabilecek arazi vardır. Bunun ancak 4.5 Milyon hektarı sulamaya açılabilmiştir. Ülkemize düşen yıllık yağış miktarı ortalama 643 milimetredir. Bu yağışın büyük bir bölümü kış aylarında, bir kısmı da sonbahar ve ilkbahar aylarında düşmektedir. Bitkiler ise bu dönemde düşen yağışlardan ya hiç yararlanamamakta yada çok az yararlanmaktadır.

En çok yağış ise Karadeniz bölgesine düşmektedir. Karadeniz bölgesi dışında kalan bütün bölgelerde düşen yağışlar, bitki ihtiyacı için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle Doğu Karadeniz bölgesi ve bazı küçük iklim bölgeleri hariç, başta Orta ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere ülkemizin hemen her bölgesinde sulama gereklidir.
TOPRAK BİTKİ SU İLİŞKİSİ
Sulamanın amacına uygun yapılması ve sulamadan beklenen yararların elde edilmesi, ancak toprak-bitki-su ve atmosfer arasındaki ilişkiyi anlamakla mümkündür. Çünkü bitkilerin su tüketimleri, bitkinin kendi yapısına, içerisinde bulunduğu hava, toprak ve su ortamının değişken şartlarına bağlıdır. Çok sıcak veya rüzgarlı havalarda bitki su tüketimi artarken, çok nemli havalarda bitkinin su tüketimi azalmaktadır.

Toprakta bulunan suyun miktarına ve tuzluluk durumuna bağlı olarak, bitkiler suyu kökleri aracılığıyla almakta ve aldıkları suyu yapraklarından havaya bırakmaktadırlar. Topraktaki suyun miktarı, toprağın bünyesi, bitkinin kök yapısı, su alma ve iletim mekanizması Toprak Bitki Su İlişkisi olarak adlandırılır. Toprak bitki su ilişkisinin bilinmesiyle sulamanın doğru yapılabilmesi için gerekli olan;
 Ne kadar su vermeliyiz ?
 Ne zaman sulama yapmalıyız ?
 Hangi yöntemle sulamalıyız?
gibi önemeli sorulara cevap vermek mümkündür. Toprak bitki su ve hava arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için bazı meteorolojik olayların bilinmesinde yarar vardır.
Sulamada Kullanılan Bazı Önemli Meteorolojik Kavramlar
Atmosfer içerisinde meydana gelen olaylar tarım ve sulama ile çok yakından ilişkilidir. Meteoroloji içerisinde yer alan özellikle yağış, sıcaklık, rüzgar, havanın nemi ve güneşlenme süresi bitkinin gelişmesinde ve su tüketiminde etkili olan en önemli faktörlerdir. Bunlara iklim faktörleri denir. Bu bölümde iklim faktörlerinin tanımı ve bitkinin su tüketimine olan etkisi anlatılacaktır.
Image4.jpg
Yağış: Atmosferden yeryüzüne sıvı veya katı halde düşen suya yağış denir. Genel anlamda yağış denildiğinde yeryüzüne düşen yağmur, kar, dolu gibi suyun değişik şekilleri anlaşılır. Bunlar içerisinde en önemli yağış şekli yağmurdur.

Yeryüzündeki bitkilerin su kaynağı genellikle yağmurlardır. Ancak yağmurlar, her zaman bitkinin ihtiyacı olan dönemde ve istenilen miktarda düşmez. Bitkinin yararlanabildiği yağış bitki büyüme mevsimi içerisinde düşen yağışlardır. Bu dönemde meydana gelen yağışın miktarı, dağılımı ve şiddeti yani yağış yoğunluğu önemlidir.

Bitkiler düşen yağışın tamamından yararlanamazlar. Yağışın bir bölümü toprağa düşer düşmez yüzey akışıyla uzaklaşır. Geri kalan kısmı toprak tarafından emilerek toprak içerisine girer. Toprak içerisine giren yağışın bir bölümü de toprağın derinliklerine sızarak yer altı suyuna karışır. Yağışın toprakta kalan bölümü, toprak boşlukları ve toprak taneleri tarafından tutularak, bitkinin kökleri aracılığı ile alınır ve bitki yararına sunulur. Bitki için yararlı olan yağışın bu bölümüne etkili yağış adı verilir.

Yağışın ölçülmesi: Yağışın miktarı, yağış ölçer olarak adlandırılan, silindir şeklindeki metal veya plastikten yapılmış araçlarla ölçülür. 24 saat içerisinde düşen yağış, silindir şeklindeki bu kap içerisinde biriktirilir. Biriken bu yağış bir metrekare alana düşen yağış olarak kilogram cinsinden ölçülür. Bir kilogram yağış bir metrekare alana sahip bir kap içerisinde 1 milimetre su kalınlığı oluşturur. Bundan dolayı yağış ifade edilirken milimetre olarak söylenir.

Örneğin bir metrekareye düşen bir kilogram yağış bir milimetre yağışa eşittir. Yine bir dekar alana düşen bir milimetre veya bir kilogramlık yağış bir metreküp suya eşittir. Benzer şekilde sulama suyu veya toprak içerisindeki nem ifade edilirken de milimetre olarak söylenir. Toprakta bulunan bir milimetre su bir dekar alanda bir metreküp yani bir ton suya eşittir.

Havadaki su buharı: Atmosferde bulunan hava belirli oranlarda su buharı taşır. Belirli bir sıcaklıkta hava kütlesinin alabileceği en yüksek su buharı miktarına doymuş hava denir. Aynı sıcaklıkta havada, o anda bulunan su buharı miktarına ise doymamış hava denir.
Image5.jpg
Doymuş ve doymamış havayı bir örnekle açıklamak gerekirse; kuru bir süngeri suya değdirdiğimizde bir miktar su emer. Ancak süngerin gözenekleri henüz su ile tamamen dolmamıştır. Bu doymamış havayı temsil eder. Sünger su emmeye devam ederse bir süre sonra gözenekler tamamen su ile dolar ve fazla su süngerden akmaya başlar. Bu da doymuş havayı temsil eder. Havadaki su buharı fazla olduğunda hava sisli ve bulanık görünür.
Image7.jpg
Nispi Nem: Belirli bir sıcaklıkta bir metreküp havada bulunan su buharının, bu sıcaklıkta taşıyabileceği en yüksek su buharı oranına nispi nem denir. Nispi nem yüzde (%) olarak ifade edilir ve higrometre adı verilen aletlerle ölçülür. Islak ve kuru termometre sıcaklıkları ölçülerek de nispi nem bulunabilir. Havadaki nispi nem oranı arttıkça bitkilerin su tüketimi azalır.
Image8.jpg
Sıcaklık: Bitkilerin çimlenmesi, çiçek açması, meyve vermesi ve gelişip büyümesinde etkili olan atmosfer olaylarının en önemlilerinden birisi de sıcaklıktır. Bitkinin su tüketiminde etkili olan iklim faktörlerinin başında yer alır. Havanın sıcaklığı termometre adı verilen araçlar ile ölçülür. Günün en yüksek sıcaklığını ölçen termometreye maksimum termometre, günün en düşük sıcaklığını ölçen termometreye minimum termometre denir.

Havadaki sıcaklık yükseldikçe havanın su alma kabiliyeti de artar. Bundan dolayı bitkilerin su tüketimi de artar. Ayrıca çok sıcak havalarda sulama yapıldığında tarla yüzeyinden olan buharlaşma fazla olacağı için sulama suyu kaybına neden olur. Özellikle yağmurlama sulama yapılırken çok sıcak havalarda başlıklardan çıkan su buharlaşarak atmosfere karışır. Bu da sulama randımanını düşürür. Bu nedenle sulamaların sabah ve akşam saatlerinde yapılması tavsiye edilmektedir.
Image9.jpg
Güneş Işığı: Dünyamızın enerji kaynağı güneştir. Güneşten gelen ısı enerjisi ile yeryüzündeki su buharlaşır, bitkiler canlılığını sürdürür. Yeşil bitkilerin fotosentez yapabilmesi için güneş ışığına ihtiyaçları vardır. Havanın açık ve güneşlenmenin fazla olduğu günlerde bitkinin su tüketimi artar. Hava bulutlu ise güneşlenme az olacağından bitkinin su tüketimi de azalır.

Rüzgar: Hava kütlesinin bir yerden başka bir yere akmasına rüzgar denir. Rüzgar hızı günlük olarak ölçülür. Rüzgar hızını ölçen araçlara anemometre denir.
Image10.jpg
Bitki yapraklarından olan terleme ve topraktan olan buharlaşma sonucu havaya karışan su, belirli bir süre sonra bitkinin üzerindeki havayı doygun duruma getirir. Terleme ve buharlaşmanın devam edebilmesi için bu havanın bitki üzerinden uzaklaştırılması ve yeni hava kütlesinin gelmesi gerekir. Havanın yer değiştirmesi rüzgar ile olur. Bu nedenle çok rüzgarlı havalarda bitki su tüketimi artar.
Bitkinin Sudan Yararlanması
Bitkilerin büyümeleri için gerekli olan su toprak içerisindeki küçük gözeneklerde ve toprak tanelerinin etrafında tutulur. Erimiş besin maddeleri de içeren toprak suyu, bitkilerin kılcal kökleri üzerindeki hücreler tarafından emilerek alınır. Kökler üzerinde bulunan ve su alımını gerçekleştiren ince tüylere emici tüyler adı verilir. Köklerle alınan suyun büyük bir bölümü emici tüyler ile gerçekleştirilir. Emici tüyler ile kök içerisine giren su, hücreler arasından geçerek, gövde boyunca uzanan ve iletim demeti adı verilen kılcal borulara iletilir.
İletim demeti, bitkinin gövdesi boyunca uzanan çok ince borulardan oluşur. Bu borulardan bitki gövdesi boyunca yükselen su yapraklara kadar iletilir. Kavak ağacı gibi uzun ağaçların kesildikten sonra gövdesinden fışkıran su işte bu iletim demetlerinde taşınan suyun kendisidir.

İletim demetinden yapraklara kadar taşınan su, yapraklardaki suyun atmosfere bırakılmasını sağlayan ve stoma adı verilen çok küçük deliklere iletilir. Stomaya iletilen su buradan buharlaşarak havaya karışır. Böylece köklerden alınan su havaya bırakılmış olur. Yapraklara taşınan suyun stoma deliklerinden havaya bırakılmasına terleme adı verilir.

Köklerden alınarak bitkinin gövdesi boyunca yapraklara kadar taşınan suyun çok az bir kısmı bitki içerisinde kalır. Alınan suyun hemen hemen tamamı atmosfere bırakılır. Kalan su bitkinin diğer hayati faaliyetleri için kullanılır. Suyun bu hareketi sırasında toprak suyunda çözünmüş halde bulunan besin maddeleri de bitkinin diğer organlarına taşınır.
Bitki Su Tüketimi
Bitkilerin yaşadığı ortamdan suyun kaybı iki şekilde olur. Birincisi topraktan buharlaşma yolu ile meydana gelen su kaybıdır. ikincisi de bitki kökleri ile alınan ve yapraklardaki stoma deliklerinden terleme yolu ile olan su kaybıdır. Topraktan olan buharlaşma ve bitkiden olan terleme ile oluşan su kaybının toplamına bitki su tüketimi denir.
Bitki su tüketimi, bitki ve topraktan meydana gelen günlük su miktarı olarak milimetre cinsinden ölçülür. Sulama sistemlerinin projelendirilmesi, tarlaya verilecek sulama suyu miktarının hesaplanması ve sulama zamanının belirlenmesi için bitki su tüketiminin mutlaka bilinmesi gerekmektedir.

Bitki su tüketimi bitki çeşidine, bitkinin fizyolojik özelliklerine, bitkinin büyüme dönemlerine, bölgelere, toprak bünyesine ve iklim koşullarına göre farklılık gösterir. Dolayısıyla her bitkinin su tüketimi farklıdır. Aynı bitkinin farklı bölge ve iklim koşullarında bile su tüketimleri aynı değildir. Örneğin buğday bitkisinin Orta Anadolu’daki su tüketimi ile Akdeniz bölgesindeki su tüketimi farklıdır. Kurak bölgelerdeki bitkilerin su tüketimi, nemli bölgelere göre daha fazladır.
BİTKİLERİN BÜYÜME DÖNEMLERİ
Bitkilerin su tüketimleri büyüme mevsimi içerisinde de farklılık gösterir. Sulama açısından bitkilerin büyüme dönemleri dört bölüme ayrılır;

Birinci dönem; Bitkinin ekiliş tarihinden, tarla yüzeyinin yüzde 10 oranında bitki yaprakları ile kaplandığı zamana kadar olan dönemdir. Bu dönem başlangıç dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde su tüketimi oldukça düşüktür.

İkinci dönem; Arazinin yüzde 10 yaprak ile örtülme oranından yüzde 75 örtülme oranına kadar olan dönemdir. Bu döneme hızlı büyüme dönemi denir. Bu dönemde su tüketimi sürekli artarak dönem sonunda en yüksek seviyesine ulaşır. Çok yıllık ağaçlarda ise hızlı gelişme dönemi ilk yaprak çıkışından, ağaç tacının tamamen yaprakla örtüldüğü zamandır.

Üçüncü Dönem; Hızlı büyüme döneminin sonundan, bazı bitkilerde çiçeklenmenin başlamasından meyvelerin olgunlaşmaya başladığı, bir kısım bitkilerde ise yapraklarda renk değişiminin veya dökülmenin baş gösterdiği noktaya kadar olan dönemdir. Bu döneme orta dönem denir. Orta dönemde bitkinin su tüketimi en yüksek düzeyde seyretmektedir. Dönem sonunda ise su tüketimi düşme eğilimine girer.

Dördüncü Dönem; Orta dönemin sonundan hasada kadar olan dönemdir. Bu dönemde su tüketimi en az düzeydedir.
Image1.jpg
Sulama yapılırken bitkinin büyüme dönemleri dikkate alınmalı, her dönemde bitkinin ihtiyacı kadar sulama suyu verilmelidir. Bitkilerin hangi dönemlerde ne kadar suya ihtiyacı olduğu tespit edilmeli, sudan en çok yararlanacakları dönem mutlaka bilinmelidir.
Büyüme dönemleri dikkate alınarak yapılacak sulama ile sulama suyundan önemli ölçüde tasarruf sağlanır. Bitkilerin sulama suyundan en iyi şekilde yararlanmaları temin edilir. Böylece elde edilecek ürünün verim ve kalitesinde de önemli artışlar sağlanır.
TOPRAĞIN ÖZELLİKLERİ VE TOPRAK NEMİNİN ÖLÇÜLMESİ
Toprak mineral madde, organik madde, su ve havadan oluşur. Toprak suyu ise toprak taneleri arasındaki küçük boşluklar ile tanelerin etrafında ince zar şeklinde tutulur. Topraktaki suyun tutulmasına etki eden en önemli etmenlerden birisi toprak tanelerinin büyüklüğü ve toprak içerisindeki boşlukların miktarıdır.
Toprağın Bünyesi
Sulama açısından toprağın en önemli özelliklerinden birisi toprağın bünyesidir. Toprak tanelerinin çaplarına göre büyüklük dağılımı toprak bünyesi olarak tanımlanır. Toprağın bünyesi belirlenirken çapı iki milimetrenin altında olan tane büyüklükleri dikkate alınır. İki milimetrenin üzerindeki taneler çakıl ve taş olarak sınıflandırılır. Topraklar tane büyüklüklerine göre kum, mil ve kil olarak adlandırılır.
Killi Topraklar
Kil tanelerinin büyüklüğü 0.002 milimetrenin yani iki mikronun altındadır. Belirli miktardaki bir toprağın ağırlık olarak yüzde 35’ten
fazlası kil ise, bu topraklar killi toprak olarak adlandırılır.

Killi topraklar genellikle yapışkan ve ince olur. Killi topraklara aynı zamanda ağır veya ince bünyeli topraklar da denir. Killi topraklar su aldığında şişer, su kaybettiğinde ise büzülür ve çatlaklar oluşur.
Toprak taneleri arasında çok sayıda küçük boşluklar olduğu için bu toprakların su tutma kapasitesi yüksektir. Besin maddeleri bu topraklarda daha fazla tutunur. Su emme hızları çok düşüktür. Sulama yapılırken buna göre sulama suyu verilmelidir. Toprak işleme diğer topraklara göre daha zordur. Bu tür topraklar yüzey sulama yöntemleri için daha uygundur. Ancak diğer sulama yöntemleri de uygulanabilir.
Kumlu Topraklar
Kum tanelerinin çapları 2 milimetre ile 0.05 milimetre arasında değişmektedir. Belirli ağırlıktaki bir toprağın yüzde 70’ten fazlası kum tanelerinden oluşuyorsa bu topraklara kumlu topraklar denir.

Kumlu topraklar kaba bünyeli veya hafif bünyeli topraklar olarak ta adlandırılır. Kumlu topraklarda toprak taneleri arasında geniş boşluklar olduğundan su tutma kapasiteleri düşüktür. Su emme hızları çok yüksektir. Bu nedenle sulama suyu verilirken daha yüksek debi gerekebilir. Diğer topraklara göre daha kısa sürede sulamaya gelir.

Kumlu topraklarda toprak işleme daha kolaydır. Ancak besin maddesi tutulma oranı daha düşüktür. Besin maddeleri kolayca yıkanabilir. Bu toprakların sulanmasında damla, mini yağmurlama ve yağmurlama sulama yöntemleri tercih edilmelidir. İyi bir projeleme ile yüzey sulama yöntemi de uygulanabilir.
Tınlı Topraklar
Büyüklük olarak kil ile kum taneleri arasındaki toprak tanelerine silt veya mil adı verilir. Kum, kil ve mil karışımından oluşan topraklara da tınlı topraklar denir. Bu topraklarda kum oranı genellikle yüzde 50’nin altındadır.
Toprak bünyesi içerisinde en çok tercih edilen toprak tipidir. Genellikle iyi bir fiziksel yapıya sahiptir. Bitkilerin gelişimi için su ve hava dengesi en iyi düzeydedir. Su tutma kapasitesi yüksektir. Bitkiler su ve besin maddelerinden en iyi şekilde yararlanırlar. Su emme hızı killi topraklardan yüksek, kumlu topraklardan daha düşüktür. Toprak işleme killi topraklara göre daha kolaydır. Her türlü sulama yöntemi için uygundur.
TOPRAK NEMİ VE TOPRAK NEMİNİN ÖLÇÜLMESİ
Topraktaki nem durumunu ifade edebilmek için toprak nemi ile ilgili bazı tanımların bilinmesi gerekmektedir. Sulama açısından son derece önemli olan bu tanımlar şöyle sıralanabilir;
Image2.jpg
Tarla Kapasitesi

Toprak taneleri arasındaki boşluklar ile toprak taneleri etrafında tutulan suya toprak suyu veya toprak nemi denir. Sulamadan veya yağışlardan sonra toprağa giren su yerçekiminin etkisi ile aşağı doğru sızar. Özellikle büyük boşluklardaki su hızla derinlere doğru iner. Bir süre sonra toprak içerisindeki sızma sona erer.

Eğer toprağa fazla su girmiş ise suyun bir bölümü yer altı suyuna karışır. Kalan su kılcal boşluklarda ve toprak taneleri etrafında tutulur. Suyun aşağı doğru sızması tamamlandıktan sonra toprakta tutulan suya toprağın tarla kapasitesi denir. Bitkilerin sudan yararlanmaya başladıkları üst seviye tarla kapasitesi seviyesidir.

Kumlu topraklar tarla kapasitesine daha çabuk ulaşır. Bu süre birkaç saat ile bir gün arasında değişir. Killi topraklarda ise bu süre 2 ile 5 gün arasıda değişmektedir. Tarla kapasitesinde toprak nemi ile toprak havası birçok bitki için en uygun düzeydedir.

Solma Noktası
Bitki, kökleri aracılığı ile toprak taneleri arasındaki kılcal boşluklarda tutulan suyu aldıkça, toprakta su azalmaya başlar. Kılcal boşluklardaki su tüketilince toprak taneleri etrafındaki su emilmeye başlanır. Ancak bir müddet sonra bitki köklerinin bu suyu almaya gücü yetmez. Toprakta bir miktar nem olduğu halde bitki bu sudan yararlanamaz. Çünkü bu su zerreleri toprak tarafından çok kuvvetli bir şekilde tutulmaktadır.
Bitkilerin kökleri ile topraktan su alamaz duruma geldikleri noktaya solma noktası denir. Bu noktada bitkiler su alamadıkları için yapraklarındaki stoma delikleri kapanır. Terleme durdurulur. Bitki pörsümeye ve solmaya başlar. Eğer toprağa su verilmezse bitki en sonunda hayati faaliyetlerini durdurur.

Toprak nemi solma noktasına düştükten sonra sulama yapılsa ve bitki eski canlılığına kavuşsa bile, verimde önemli ölçüde düşme meydana gelir. Bu nedenle topraktaki nem miktarı solma noktasına yaklaşmadan mutlak sulama yapılmalıdır.
Kullanılabilir Su Tutma Kapasitesi
Bitkiler sadece tarla kapasitesi ile solma noktası arasındaki sudan yararlanabilmektedir. Bitkilerin yararlanabildiği nem miktarına
toprakların kullanılabilir su tutma kapasitesi denir.

Su tutma kapasitesi toprakların bünyelerine ve bitkilerin etkili kök derinliklerine göre değişmektedir. Killi ve tınlı toprakların su tutma kapasitesi yüksek iken, kumlu topraklarda düşüktür. Bu nedenle killi ve tınlı topraklarda sulama aralığı uzun, kumlu topraklarda ise daha kısadır.
Tüketilmesine İzin Verilen Nem Miktarı
Toprak nemi solma noktasına düşmeden, emniyetli bir nem düzeyinde sulamaya başlanması gerekir. Bu noktaya tüketilmesine izin verilen nem miktarı denir. Tarla kapasitesi ile bu nokta arasındaki nemden bitkiler strese girmeden kolayca yaralanabilir. Bu miktar aynı zamanda net sulama suyu miktarına eşittir.
Tüketilmesine izin verilen nem miktarı toprağın bünyesine, etkili kök derinliğine, bitki çeşidine ve sulama yöntemlerine göre değişir. Sık sulanması gereken bitkilerde ve damla sulama yönteminde tüketilmesine izin verilen nem miktarı daha düşük iken, yüzey ve yağmurlama sulama yöntemleri ve seyrek sulanan bitkilerde bu miktar daha fazladır.
Image2.jpg
SULAMA ZAMANININ ve BİR DEFADA VERİLECEK SULAMA SUYU MİKTARININ TESPİTİ Bitkilerin sağlıklı gelişip büyüyebilmeleri ve bu bitkilerden yüksek verim ve kaliteli ürün elde edilebilmesi için sulama suyunun zamanında ve uygun miktarda verilmesi gerekir. Bu nedenle bitkilerin tükettikleri su miktarı kadar kök bölgesine su sağlanmalıdır. Sulama zamanının geçirilmesi ve bitkinin ihtiyacından az su verilmesi durumunda bitki gelişimi ile ürünün kalite ve miktarında olumsuz etkiler ortaya çıkar.
Bitkinin ihtiyacından fazla sulama suyunun verilmesi sonucu toprakta bütün boşluklar su ile dolacağından, bitki kökleri havasız kalır ve bitki sağlıklı büyüyemez.

Yine fazla sulama suyu taban suyunu yükselteceğinden toprakta tuzlulaşma ve çoraklaşma meydana gelir. Her iki durumda da toprak ve bitki zarar görür verim ve kalite düşer. Böylece önemli ölçüde ekonomik kayıplar meydana gelir. O halde her sulamada verilecek sulama suyu miktarının önceden tespit edilmesi ve buna bağlı olarak uygun zamanda toprağa verilmesi sulamanın en önemli kurallarından birisidir.

Her sulamada verilecek net sulama suyu miktarı toprak nemi ölçülerek belirlenebilir. Topraktaki nem miktarı solma noktası seviyesine düşürülmeden, sulamacının karar verdiği emniyetli bir nem seviyesinde sulamaya başlanmalıdır. İşte topraktaki mevcut nemi tarla kapasitesine ulaştırmak için gerekli sulama suyu miktarına net sulama suyu denir.
Sulama Aralığı
Sulama aralığı, bitkinin kaç gün ara ile sulanacağını ifade eden bir deyimdir. Sulama aralığı bitkinin günlük su tüketimine, her sulamada verilecek net sulama suyu miktarına ve toprağın bünyesine göre değişir. Sulama aralığı, her sulamada verilecek sulama suyu miktarının, bitkinin günlük su tüketimine bölünmesiyle bulunur. Sık sulanan, yüzlek köklü bitkiler ve kumlu topraklarda yetişen bitkilerin sulama aralığı daha kısa, derin köklü ve killi topraklarda yetişen bitkilerin sulama aralığı daha fazladır.
Toprak Neminin Ölçülmesi
Her sulamada verilecek net sulama suyunu belirlemek ve sulamaya ne zaman başlanacağına karar verebilmek için toprak neminin değişik yöntemler ve araçlarla ölçülmesi gerekir. Toprak neminin ölçümü iki şekilde yapılabilir;
 Doğrudan nem ölçümü
 Dolaylı nem ölçümü
Doğrudan Nem Ölçümü
Doğrudan nem ölçümü yapabilmek için bitkinin kök bölgesindeki topraktan uygun derinlikte toprak örneği alınır. Alınan toprak örneği bir kaba konulur. Buharlaşmayı önlemek amacı ile kabın ağzı bir kapak, naylon veya plastik örtü ile iyice kapatılır.

Alınan örnek kurutma fırını adı verilen özel fırınlara konulmak üzere laboratuara getirilir. Hassas bir tartı ile toprağın nemli ağırlığı alınır. Daha sonra özel kurutma fırınına yerleştirilir. Fırına konulan nemli toprak örneği en az 24 saat süre ile 105 derecede kurutulur.

Kurutulan toprak örneği fırından alınarak kuru ağırlığı tartılır. Kabın darası düşüldükten sonra yaş ağırlıktan kuru ağırlık çıkartılır. Aradaki fark toprakta bulunan nem miktarını verir. Buharlaşan nem miktarı toprağın kuru ağırlığına bölünüp 100 ile çarpıldığında toprakta ne kadar nem olduğu yüzde olarak hesaplanmış olur.
Dolaylı Nem Ölçümü
Doğrudan nem ölçümü hem zaman alıcı hem de özel fırınlar gerektirdiği için sulama zamanının belirlenmesinde daha çok dolaylı yöntemler tercih edilmektedir.

Dolaylı yöntemlerde toprak neminin miktarı ölçülmeyip, toprağın suyu tutma gücü ölçülür. Toprağın suyu tutma gücü arttıkça topraktaki nem miktarının azalmış olduğu anlaşılır. Toprağın suyu tutma gücü azaldıkça nem miktarı artmış demektir. Bu esastan hareket edilerek sulama zamanının gelip gelmediği belirlenir.

Dolaylı nem ölçme yöntemlerinde kullanılan çok sayıda alet ve ekipman mevcuttur. Bunlar içerisinde en yaygın ve güvenilir bir şekilde kullanılan yöntem tansiyometre yöntemidir.

Tansiyometrelerin yanı sıra toprak nemi ölçme aleti, alçı blokları, yaprak sıcaklığını ölçen aletler gibi birçok alet ve ekipman da sulama zamanının belirlenmesinde kullanılmaktadır. Burada, kullanım kolaylığı ve nispeten ucuz olması nedeni ile tansiyometreler üzerinde durulacaktır.
Tansiyometreler
Tansiyometreler, bitkinin kök bölgesine yerleştirilen ve tarla şartlarında toprağın nem tansiyonunu bir vakum ölçer yardımıyla ölçmeye yarayan araçlardır. Sulama zamanının belirlenmesinde en çok kullanılan araçlardan birisidir. Özellikle yüzlek köklü, suya hassas ve sık sulanan bitkilerin sulama zamanın belirlenmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Toprak tansiyonunu doğrudan ölçmesi, kolayca yerleştirilebilme ve okunabilme özelliğine sahip olması ve çok pahalı olmaması gibi özellikleri, yaygın olarak kullanılmasında bir tercih nedenidir.

Ayrıca tansiyometreler, toprak tansiyonu belirlenen değere düştüğünde, sulamanın başlatılması gibi otomasyon sağlanmasına da imkan tanımaktadır.
Image5.jpg
Kendi çalışma sınırları içinde tansiyometreler, toprak nemini değerlendirmede en doğru yöntemlerden birisidir. Ancak tansiyometrelerin, ağır bünyeli topraklar ve sık sulanmayan bitkilerin sulama zamanın belirlenmesinde kullanımı sınırlıdır. Çünkü toprağın nem tansiyonu tansiyometre çalışma sınırlarını aşabilmektedir.
Tansiyometrenin Yapısı
Tansiyometre üç ana kısımdan oluşmaktadır.
 Vakum göstergesi yani manometre
 İçi saf su dolu saydam bir boru
 Geçirgen seramik uç

Geçirgen ucun seramikten yapılmasının nedeni, seramiğin topraktan tansiyometreye yada tansiyometreden toprağa su akışını sağlayabilecek gözenekli yapıya sahip olmasıdır. Tansiyometre boruları genellikle saydam maddelerden yapılır. Böylece tansiyometre içerisindeki su seviyesi kolaylıkla izlenebilmektedir.
Image8.jpg
Tansiyometrelerin Çalışma Şekli
Topraktaki nem miktarı azaldıkça toprak kurumaya başlar ve toprak taneleri etrafında tutulan su daha güçlü tutulur. Tansiyometre toprağa yerleştirildikten bir süre sonra topraktaki nemin miktarına bağlı olarak, seramik uçtan toprağa doğru su geçişi başlar. Tansiyometre etrafındaki toprak, suyu emdikçe tansiyometre içerisinde vakum oluşur. Oluşan bu vakum manometre göstergesinden izlenir.

Toprak ne kadar çok su emdiyse vakum o kadar fazla olur. Tansiyometreden çok su emilmesi toprak neminin azaldığını gösterir. Vakum göstergesi belirli bir değere ulaştığında sulama yapılırsa, sulamadan sonra bu sefer de suyun akışı topraktan tansiyometreye doğru olur. Vakum göstergesi düşmeye başlar. Gösterge sıfıra indiğinde toprak tamamen su ile dolmuş demektir.

Tansiyometrelerin Yerleştirilmesi;
Tansiyometreler yerleştirilirken bitkilerin etkili kök derinlikleri dikkate alınmalıdır. Etkili kök derinliği bitkilerin normal gelişimi için su ve besin maddelerinden en iyi yararlandıkları toprak derinliğidir.
Image9.jpg
Bitkinin etkili kök derinliği bir metre ise topraktaki suyun yüzde 40’ı ilk 25 santimetrelik derinlikten, yüzde 30’u ikinci 25 santimetrelik derinlikten alınır. Yani topraktaki suyun büyük bir bölümü etkili kök derinliğinin yarısından alınır. Bu nedenle tansiyometre etkili kök derinliğinin yarısından biraz daha derine yerleştirilir.

Tansiyometreler yerleştirilirken kılavuz delik açan bir demir borudan yararlanılır. Bu borunun kalınlığı tansiyometrenin kalınlığı kadar olmalıdır. İstenilen derinlikte delik açıldıktan sonra ağzına kadar saf su doldurulmuş tansiyometre bu deliğe yerleştirilir.

Tansiyometre yerleştirildikten sonra seramik uç ile toprak arasında iyi bir temas sağlanmalıdır. Bunun için tansiyometrenin etrafı ayakla hafifçe sıkıştırılır. Tansiyometrenin vakum göstergesi mutlaka toprak yüzeyinden 10-15 santimetre yukarıda olmalıdır. İlk okumanın yapılabilmesi için en az bir gün süre ile beklenilmesi şarttır. Bu süre içerisinde toprak, tansiyometredeki suyu emerek toprak suyu ile tansiyometre içerisindeki su arasında denge sağlanır.
Image10.jpg
Yüzlek topraklarda tansiyometrelerin yerleştirilmesinde bel yada kürek ile çukur açılmalı, tansiyometre yerleştirildikten sonra toprak iyice sıkıştırılmalıdır. Çok gevşek topraklarda tansiyometre, herhangi bir delik açılmadan doğrudan toprağa itilerek yerleştirilebilmektedir.Yine tansiyometre etrafındaki toprak iyice sıkıştırılmalıdır.

Belirli bir süre sonra tansiyometre içerisine hava girebilir. Bu durumda bir vakum pompası ile tansiyometrenin havası alınmalı ve bu sırada oluşan su kaybı nedeniyle tansiyometreye yeniden saf su eklenmelidir.

Tansiyometreler sulama zamanının belirlenmesinde kullanıldığı için belirli aralıklarla denetlenmeli, manometre göstergesi izlenmelidir. Sulama zamanı gelince sulama yapılmalıdır.

Eğer arazide diğer tarımsal faaliyetler yapılmıyorsa veya yapılan çalışmalara tansiyometreler engel olmuyorsa, sulama dönemi boyunca tansiyometre tarlada kalmalıdır. Sadece tansiyometreden su eksildikçe saf su ilave edilmeli ve havası alınmalıdır. Kök bölgesindeki çok kuru ve çok nemli yerlere tansiyometreler yerleştirilmemelidir.

Etkili kök derinliğinin yarım metreden az olduğu marul ve patates gibi yüzlek köklü bitkilerde bir tek tansiyometre kullanmak yeterlidir. Böyle durumlarda tansiyometre kök soğanının tam ortasına ve seramik uç kök derinliğinin yüzde 75’ine gelecek şekilde yerleştirilmelidir.
Image11.jpg
Eğer bitki genç bir bitki ise tansiyometre önce yüzeye yakın şekilde yerleştirilir. Daha sonra kök derinliği arttıkça tansiyometre derinliği de arttırılır. Derin ve geniş alanlı kök yapısına sahip bitkilerde bir ölçüm noktasında 2 tansiyometre kullanılarak kök bölgesindeki nem koşulları hakkında bilgi edinilebilmektedir.
Image12.jpg
Bir noktaya 2 adet tansiyometre yerleştirildiğinde en üste yerleştirilen tansiyometre sulama zamanının belirlenmesinde kullanılır. Daha derine yerleştirilen tansiyometre sulama suyunun kök bölgesinin altına inip inmediğini denetlemek için kullanılır.
Image13.jpg
Tansiyometreler yerleştirilirken uygulanan sulama yöntemi de dikkate alınmalıdır. Karık sulama yöntemi uygulanıyorsa tansiyometreler karık sırtlarına yerleştirilmelidir. Yağmurlama sulamada yağmurlayıcıdan çıkan su tıkanmayacak şekilde yerleştirilmelidir. Yüzey sulamada tansiyometreler, karık yada tava sonundan 1/3 uzaklığa yerleştirilmeli, damla sulama yönteminde ise tansiyometre toprağın bünyesine bağlı olarak damlatıcılardan 30-60 santimetre uzağa yerleştirilmelidir.
Image14.jpg
Tansiyometrenin kullanıldığı alanlarda herhangi bir nedenle don meydana gelmesi muhtemel ise tansiyometre yerleştirildiği noktadan sökülmelidir. Tansiyometreler ancak 85 santibar okuma değerine kadar sağlıklı ölçme yapabilir.
Tansiyometrelerin Okunması ve Sulama Zamanına Karar Verilmesi
Tansiyometre üzerindeki manometre göstergesi 100 eşit parçaya ayrılmıştır. Okumalar santibar olarak yapılmaktadır ve toprak bünyesine göre şu şekilde değerlendirilir.
Image15.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “0” santibar ise toprağın bünyesi ne olursa olsun, tansiyometrenin yerleştirildiği bölgedeki toprak su ile doludur. Sulamadan yada yağışlardan sonra bu değer elde edilir. Sulamadan sonra uzun bir süre “sıfır” değeri değişmiyorsa kök bölgesinde oksijen yetersizliği var ve hastalık gelişebilir demektir. Zayıf drenajın olduğundan şüphe edilmelidir.”
Image16.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “0-10” santibar arasında ise bitki gelişimi için yeterli su var. Drenaj birkaç gün daha devam edecektir. Eğer bu aralıkta ibre sürekli sabit kalıyorsa zayıf drenaj koşulları vardır” anlamına gelir.
Image17.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “10-20” santibar arasında ise toprak tipi ne olursa olsun bitki için uygun nem ve hava dengesi mevcuttur”. Bu nokta genellikle tarla kapasitesi olarak adlandırılır. Killi ve tınlı topraklarda bu noktada hiç sulama gerekmez. Kumlu topraklarda ise kullanılabilir su sınırlı olduğundan özellikle patates gibi suya duyarlı bitkilerin kaba kumlu topraklara ekilmesi durumunda 15-20 santibar arasında sulanması gerekir.
Image18.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “20-40” santibar arasında ise Bitki büyümesi için yeterli su ve hava dengesi vardır. Orta ve ağır bünyeli topraklarda sulama gerekmez. Kaba kumlu topraklarda 20-30 santibarda, ince kumlu topraklarda 30-40 santibarda sulama yapılmalıdır.”
Image19.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “40-60” santibar arasında ise İnce bünyeli topraklarda yeterli su ve hava mevcuttur. Killi topraklarda sulamaya gerek yoktur. Tınlı topraklarda bu değerlerde sulama yapılmalıdır. Kumlu topraklar için toprak çok kurudur.”
Image20.jpg
“Tansiyometre gösterge değeri “60-80” santibar arasında ise Killi topraklar dışındaki topraklarda kullanılabilir su açığı vardır. Killi topraklarda 70-80 bar’da sulamaya başlanmalıdır. Bu değerde tınlı topraklar kurudur. Kumlu topraklarda bitki zarar görme derecesine ulaşmıştır.”
SULAMA SUYU KALİTESİ VE AŞIRI SULAMANIN ZARARLARI
Tarımsal üretimi artırmada sulamanın önemli bir yer tuttuğu artık çok iyi bilinmektedir. Modern sulamada sulama suyu miktarı, sulama zamanı ve sulama yöntemi kadar sulama suyunun kalitesi de önemlidir. Toprak ne kadar verimli olursa olsun, modern sulama teknikleri ne kadar iyi kullanılırsa kullanılsın sulamada uygun kaliteli su kullanılmadığı zaman ürün miktarı ve kalitesi düşer, toprakta kısa süre içerisinde tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları başlar. Toprak bir daha tarım yapılamayacak duruma gelebilir.

Ayrıca gereğinden fazla sulama suyu da bitki ve toprak için oldukça zararlıdır. Çok suyun çok verim olmadığı gerçeğini hiç bir zaman akıldan çıkarmamak gerekir. Toprağa çok fazla su verildiğinde su bütün toprak gözeneklerini doldurarak bitki kök bölgesinin havasız kalmasına neden olmaktadır. Derine sızan fazla su, toprağın derinliklerinde bulunan taban suyu seviyesini yükseltir. Bu durum bitki köklerinin çürümesine ve toprağın tuzlulaşmasına neden olur. Her yıl binlerce dönüm arazi gereğinden fazla sulandığı için taban suyunun yükselmesi sonucu tuzlulaşmakta ve yok olmaktadır.

Bütün bu sorunların önüne geçebilmek için sulamada kullanılacak suyun kalitesini önceden bilmek gerekir. Sulama suyu kalitesi suyun içerisindeki çözünmüş tuzların miktarı ile belirlenir. Bütün sular az veya çok içerisinde çözünmüş durumda bulunan madensel tuzlar bulundurur. Bu tuzların miktarı bitki su alımını doğrudan etkiler. Ayrıca toprağın tuzlulaşma derecesini belirler.

Sulama suyu içerisinde en çok sodyum, magnezyum ve kalsiyum tuzları bulunur. Sulama suyunun kalitesi suyun elektriksel iletkenliğini ölçen EC metre adı verilen bir alet ile ölçülür. Ölçülen değerler sulama suyu sınıflarındaki standart değerler ile karşılaştırılarak sulama suyunun kalitesi tespit edilir.

Sulama suyunda bulunan fazla sodyum topraklarda sodyum sorununa yol açar. Toprak yapısı bozulur. Bir daha ekilemeyecek duruma gelir.
Sulama suyunda fazla miktarda bulunduğunda bitkiye zehir etkisi yapan elementler de bulunabilir. Bunların başında Bor elementi gelir. Bakır, kurşun, çinko gibi elementler de aşırı dozlarda bitkilerde zehir etkisi yapan elementlerdir. Bu elementler hem çevre kirliliğine neden olur hem de toprak ve bitkilerde önemli zararlara yol açar. Bu nedenle sulama suyu kullanılmadan önce mutlaka tuzluluk ve zehir etkisi yapan elementler açısından önceden tahlil ettirilmelidir.
Sulama Suyu Sınıfları:
Az Tuzlu Sular; Bunlar birinci sınıf sulama suyu olarak adlandırılır. Tuzluluk değeri olan iletkenlik ölçümleri sıfır ile 250 mikromos arasında değişir. Her türlü bitkinin sulanmasında kullanılabilir.

Orta Tuzlu Sular; Bunlar ikici sınıf sulama suyu olarak adlandırılır. Tuzluluk değeri ölçümleri 250 ile 750 mikromos arasında değişir. Suya çok hassas bitkiler hariç diğer bütün bitkilerin sulanmasında kullanılabilir. Geçirgenliği düşük olan toprakların bu kalitedeki sulama sularıyla sulanması durumunda toprağın yıkanması gerekebilir.

Yüksek Tuzlu Sular; Üçüncü sınıf sulama suyudur. İletkenlik ölçüm değerleri 750 ile 2250 mikromos arasında değişir. Tuza dayanıklı bitkilerin ve geçirgenliği orta ve yüksek olan toprakların sulanmasında kullanılabilir.

Çok yüksek tuzlu sular; Dördüncü sınıf sulama suyudur. İletkenlik ölçüm değerleri 2250 ile 5000 mikromos arasındadır. Normal koşullarda sulama suyu olarak kullanılmaları uygun değildir. Çok yüksek tuza dayanıklı bitkilerin sulanması gibi özel durumlarda sulama suyu olarak kullanılabilir. Bu durumda toprak geçirgenliğinin çok yüksek ve drenaj sisteminin çok iyi olması gerekir.
Bu mesaja eklenen dosyaları görüntülemek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.
Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3063
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul

Re: Sulamanın Önemi Toprak- Bitki- Su İlişkisi

Mesajgönderen ülker » Pzt Tem 18, 2011 19:04

Burada "Beğen" butonu yok mu? :)
Teşekkür ederim, çok yararlı bir bilgi olmuş.
Kullanıcı avatarı
ülker
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 496
Kayıt: Çrş Şub 10, 2010 16:59


Dön Sulama

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir